ALLAH’I GÖRÜYOR MUYUZ? (1)

Bana göre çok önemli olduğuna inandığım ve her hakikat yolcusunun da ilgisini çekeceğine umduğum bu iki bölümlük makalemi, siz sayın sosyal medya izleyicilerime sunuyorum.
Hücredeki İlim ve Kudret
Her hangi birine “Allah var mı” diye sorsak, “evet var” diyecek. “Allah’ı görüyor musun” desek, hayır der. Çok nadir olarak “evet görüyorum” diyen olabilir. Nerede diye sorsak, “yukarıda veya her yerde” der. Konuşurken “yukarıda Allah var” deriz. Bu cevaplar ne kadar doğru. Düşünen bir kimse için bu cevaplar yeterli bir cevap değil. Kuran’da böyle bir şeyden hiç söz edilmiyor.
Kur’an’da: “O, Evvel’dir, Ahir’dir, Zahir’dir, Batın’dır” buyruluyor. (1)Kuran’nın şu ayetinde de: “Nereye yönelirseniz Allah’ın vechini (Allah’ı) görürsünüz” buyruluyor.(2)Allah bizimle beraberdir (Hadis-i Şerif)Birinci ayette Yüce Allah’ın “zahir (her an görünen) ve batın (Hiçbir zaman görünmeyen” olduğu ifade ediliyor. İslam olmanın ilk şartı, Kelime-i Şehadet getirmektir. “Eşhedü en lâ ilahe illallah” dediğimiz zaman, “Ben Allah’ı görüyorum” demiş oluruz. Veya “Ben Allah’ı müşahede ediyorum” deriz. Bunu söylediğimiz zaman, hakikatten Allah’ı gördüğümüzü söylemiş oluyor muyuz? Çünkü görmediğimiz herhangi bir şey için şehadet edilmez. Aksi halde yalan söylemiş oluruz. Bütün Müslümanlar, kelime-i Şehadet” ederler. Ancak “Allah’ı görüyor musun” diye sorduğumuz zaman pek çoğu “hayır” diyorlar.. Yukarıdaki iki ayete ve hadislere baktığımız zaman, Allah’ı görmüş olmamız gerekir. Çünkü evrende görünür görünmez tüm canlılar O’nun tecellileridir.Yani evrende gördüğümüz tüm varlıklarda biz her an O’nu müşahede ediyoruz, tecellilerini görüyoruz.
Ancak Yüce Allah Kuran’da: “…. Ona (bilincinin oluşturduğu) nefsinin vesvese verdiği şeyi (kendini beden kabüllenme fikrini) biliriz… Biz ona şah damarından daha yakınız!..” diyor. (3) Şu ayette de: “Onu tavsiye edip (beden ve beyini kemale erdirip), ona ruhumdan (Esma manalarımın özelliklerinden nefhettim (üfledim)” (4) dediği ayetlere göre O, daima bizimle beraberdir ve bizim özümüdür. Bizim “Ben” dediğimiz, gerçek “Ben” aslında odur. Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için bazı hususlara açıklık getirmemiz gerekiyor.İnsanın var oluşuyla ilgili en önemli unsur olan “zigot” adını verdiğimiz hücreden söz edeceğim. Zigot: Bir erkek üreme hücresi (sperm) ile bir dişi üreme hücresinin (dört anasırı erba) birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurtadır. İki hücrenin birleşmesi sırasında spermin önce kuyruğu, sonra baş kısmı ve gövdesi parçalanıp yok olmaktadır. Geriye sadece, spermin DNA’sı, yani genetik bilgisikalmakta ve bu DNA (genetik bilgi), dişi yumurta hücresinin DNA’sı, yani genetik bilgisi ile birleşmektedir. Dölleme gerçekleşirse; yeni bir yavrunun oluşması için, ilk adım atılmış olur ve “zigot” oluşur.Zigot adını verdiğimiz döllenmiş olan yumurtaya, baba adayının tüm genetik bilgisi, yani DNA’sı aktarılır. Bu genetik bilginin içinde, X kromozonu veya Y kromozonu bulunur. Genetik bilgi X kromozonu ise doğacak yavru kız, Y kromozonu ise erkek olur. (5)
Döllenen bu tek hücrenin 2+4+8+16 gibi katlanarak çoğalması sonucu insanın aslını meydana getiren varlık (cenin) meydana gelmiştir. Meydana gelen bu oluşumda dışarıdan herhangi bir etki yoktur. Meydana gelen bu oluşum, tamamen Allah’ın ilim ve kudreti ile meydana gelmiştir. Bu oluşumda dışarıdan hiçbir etki olmaksızın tamamen Allah’ın hakikatini meydana getiren bilgi datasında bulunan ilim, kudret ve enerjisinin açığa çıkması ile meydana gelmiştir. (6)
Devam edecek.Hakkı SAYGI (BABA)
1) Hadis suresi, 32) Bakara suresi, 1153) Kaf suresi, 164) Hicir suresi, 295) Prof. Dr. Hüseyin Uysal. Özden Öze, Okumuşlar Yayın evi, s. 23-24, 2. Baskı, 2017/İstanbul6) Ahmet Huslisi (Konferans)

(Sayın HAKKI SAYGI’NIN İZNİYLE YAYINLANMAKTADIR)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir